WhatsApp
TR EN

TİROİD HASTALIKLARI VE ÜREME SAĞLIĞI

TİROİD HASTALIKLARI VE ÜREME SAĞLIĞI

TİROİD HASTALIKLARI VE ÜREME SAĞLIĞI

Tiroid bezi boynumuzun orta kısmında yer alan ufak kelebek şeklinde bir bezdir. Yalnızca 25 gram ağırlığında olmasına rağmen salgıladığı hormonlar nedeniyle büyüme-gelişmede önemli rol oynar,tüm vücut fonksiyonlarını ve metabolizmayı düzenler. Vücudun enerjiyi kullanması ve depolamasıyla ilişkili olan ve triodotironin (T3) ve tiroksin (T4) denilen iki adet hormon üretmektedir. Guatr tiroid bezinin büyümesine verilen isimdir. Tiroid bezinin içindeki bölgesel büyümelere ise nodül denir. Tiroid bezinin büyümesi her zaman fonksiyon bozukluğuna yol açmaz. Tiroid bezinin fonksiyon bozuklukları ise guatr ile birlikte bulunmayabilir. Tiroidit: Tiroid bezi iltihaplanmasına denir. Otoimmün Tiroidit: Vücudun bağışıklık sisteminin bir takım mekanizmalar sonucu kendi tiroid dokusuna karşı antikor üretip tiroid bezi fonksiyonlarını bozması olayıdır. Serum Anti TPO ve Anti TG düzeyleri bakılarak tanı konulabilir


Hipotiroidi (tiroit bezinin az çalışması ) Hipotirodi , tiroid bezinin az hormon üretmesi anlamına gelir. Hipotirodi en sık rastlanılan tiroid hastalığıdır. En önemli sebebi iyot eksikliği olan bölgelerde iyot eksikliği, iyot yeterli bölgelerde otoimmün tiroid hastalığıdır.(Hashimato tiroiditi). Diğer nedenler arasında geçirilmiş tiroid cerrahisi, radyoaktif iyot tedavisi sayılabilir.
Kadınlarda daha sık görülür, yaşla birlikte görülme sıklığı artar ve ailesel geçişi vardır. Belirtileri, yorgunluk, zihinsel yavaşlama, hareketsizlik, kilo alma, cilt ve saçta kuruma, kabızlık, adet düzensizliği ve gebe kalamama. Bu belirtiler hipotiroidiye özgü değildir. Hipotiroidisi olan birçok kişide bu belirtilerin hepsi olmayabilir şiddeti ise değişkendir. Basit bir kan testi hastalığın erken teşhisini sağlamaktadır

Hipertiroidi (Tiroid hormonlarının fazlalığı)
Belirtiler fazla salgılanan tiroit hormonlarının kalp, kas ve sinir sistemine etkilerinden kaynaklanır. Hastalığın şiddetine göre aşağıdaki şikayetlerin görülme sıklığı değişebilir. Kaslarınızda zayıflık, (merdivenlerden kolayca çıkamazsınız, ağır şeyler taşıyamazsınız),ellerde titreme, çarpıntı, yorgunluk,normal veya fazla yemenize rağmen kilo kaybı,ishal (artmış barsak haraketleri), sinirlilik, göz problemleri (gözlerde rahatsızlık hissi, görmede zorluk), adet düzensizliği, sıcağa tahammülsüzlük, terlemede artışve gebe kalamama.

Tiroid hormon düzeyi arttığında veya azaldığında, kadınlarda yumurta üretimi, erkeklerde ise sperm üretimi bozulmaktadır. Üreme hücrelerinin üretimindeki bu bozulma sayı veya kalite açısından olabilmektedir. Halbuki bu dönemde yapılan östrojen, progesteron ve testosteron hormonlarının ölçümü hem kadınlarda hem de erkeklerde normal olarak bulunmaktadır.
Tiroid hormon bozuklukları olan kadınlarda yumurtlama fonksiyonu bozulur, adet düzensizleşir ve infertilite (gebe kalamama) oluşabilir. Hem tiroid hormon fazlalığında (zehirli guatr) hem de tiroid hormon yetmezliğinde kadınlarda doğurganlık bozulur. Çocuk istediği halde gebe kalamayan kadınlarda TSH, serbest T3, serbest T4 ve anti-TPO antikor düzeyleri bakılır. TSH düzeyi 1.5’dan yüksek olan bu tür kadınlarda tiroit hormon ilacıyla yapılan tedaviler faydalı olmaktadır. Anti-TPO antikoru yüksek olan ancak gebe kalamayan kadınlarda da tiroit hormon ilacı verilebilir. Selenyum desteği de bu kadınlar için faydalı olabilmektedir.
Tiroit hormonları fazla çalışan kadınlarda ise ayrı bir tedavi planı uygulanır.
Gebe kalamayan kadınlarda iyot yetmezliği olup olmadığının da araştırılması gerekir. İyot yetmezliği yumurtlamayı bozabilmektedir.
Erkeklerde görülen tiroid hastalıklarında sperm olarak adlandırılan erkek üreme hücrelerinde hareket bozuklukları (motilite) saptanmıştır. Sperm hareket bozuklukları ise erkeklerde infertilite nedeni olabilmektedir. Erkek üreme fonksiyonları hem tiroid hormon fazlalığından hem de yetmezliğinden etkilenmektedir. Tiroid hormon fazlalığı (hipertiroidi) erkek hastalarda, göğüslerde büyüme ve libido da azalmalara yol açabilir. Hipertiroidi sperm hareketliliğinde bozulmalara yol açabilirken; hipotiroidi tiroid hormon eksikliğinin düzeltilmesi ile düzelebilen sperm şekil bozukluklarına yol açmaktadır. Diğer taraftan hipertiroidi erkeklerde %70’lere varan oranlarda ereksiyon bozukluklarına yol açarak cinsel yaşam kalitesini de etkilemektedir. Bu bulgulara cinsel istekte azalma ya da farklı cinsel problemler eşlik edebilir. Hipertiroidinin tedavi edilmesi ile görülen bu sorunlar giderilebilmektedir.

Gebelik ve tiroid hastalıkları

Tiroid bezi rahatsızlıkları gebelik öncesinde tanı konmuş olabileceği gibi gebelik esnasında da gelişebilir. Tiroid hastalığı belirtilerinin gebelikte gözlenen belirtilerle (Çarpıntı, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma v.b.) benzer olması tanı ve tedaviyi geciktirebilir.

Gebelikte tiroid fonksiyon testleri istendiğinde TSH ve gerektiğinde T3 ve T4 ün serbest formları istenmelidir. Gebelik hormonu ile benzerliği nedeniyle TSH düzeylerinde düşme ve en yüksek serbest T4 düzeyi gebelik hormonunun pik yaptığı erken gebelik döneminde gözlenir.


HİPOTİROİDİ VE GEBELİK

Hipotiroidinin en sık nedeni iyot eksikliğidir . Normal hormon yapımı için alınması gereken günlük iyot miktarı 100 - 150 mikrogram olmalıdır ve alınacak olan iyodun ana kaynağı besinlerdir. İyot en fazla deniz ürünlerinde, yeterli miktarlarda süt, yumurta ve ette bulunur. Ispanak hariç diğer sebze ve meyvelerin iyot içeriği düşüktür. Ancak yukarıda sıralanan yiyeceklerin yeterli iyot içerebilmesi için bulundukları bölgedeki su ve topraktaki iyot miktarı yeterli olmalıdır. Su ve topraktaki iyot miktarı az olan bölgelere iyottan yoksun bölgeler adı verilir ( endemik iyot eksikliği ). Başta Karadeniz bölgesi olmak üzere ülkemizin birçok bölgesinde iyot yetersizliği vardır. 1997-1999 da yapılan çalışmalarda ülkemizin ciddi-orta derecede iyot eksikliği bölgeleri arasında yer aldığı tespit edilmiş 1999 da sofra tuzlarının iyotlanması zorunlu hale getirilmiştir. Besinlerdeki iyodun % 92 si emilir, sağlıklı iyot-yeterli yetişkinlerde emilen iyodun % 90 dan fazlası 24-48 saat içinde idrarla atılır. İyot eksikliğinde ise tiroid bezi dolaşımdaki iyodun % 80 den fazlasını tutacağından idrarla iyot atılımı azalacaktır. Diyetle alınan iyot eksikliğini saptamak hemen hemen imkansızdır. Yine kan iyot düzeyini ölçmek teknik açıdan zordur. İdrarla atılan iyodun ölçümü iyot eksikliğinin tespiti için kullanılır.
Bireyin aldığı iyot miktarı azsa, tiroide giden iyot miktarı azalacak ve yeterli hormon yapılamayacaktır. Bu durumda kanda hormon düzeyi azalır. Hormon yapımını artırmak için hipofiz bezinden TSH yapımı artacaktır. Böylece bir yandan tiroitte hormon yapımı arttırılmaya çalışılırken diğer yandan tiroid bezi büyüyecektir. Bu döngü tiroid ile hipofiz arasındaki denge kurulana kadar, yani kan tiroid hormon düzeyi normale dönünceye kadar devam eder. Bazen tiroide ait nedenler de devreye girer ve yetersiz hormon yapımı devam eder. Sonuçta yukarda değinilen hipotiroidizm ya da tiroidin az çalışması dediğimiz durum ortaya çıkar ve tiroit büyür (guatr).
İyot eksikliği olan bölgede yaşayan her birey risk altındadır, ancak en çok zarar görenler; gebeler, anne karnındaki bebekler, yenidoğanlar, süt çocukları ve süt veren annelerdir. Gebelikte, emzirme döneminde ve erken çocukluk döneminde (0-2 yaş) iyot ihtiyacı artmaktadır. Fetüs fetal tiroid fonksiyonlarının başladığı 10-12. haftaya kadar anneden T4 ün plasental geçişine bağımlıdır. Gebeliğin ilerleyen haftalarında anne hem kendisi hem da bebeği için iyot ihtiyacını karşılamak durumunda kalmakta ve iyot ihtiyacı artmaktadır.
Fetal beynin olgunlaşması için yeterli miktarda iyoda ihtiyaç vardır, gebelikte yetersiz iyot alımı beyin gelişiminde kalıcı hasar meydana getirir. Gebelik boyunca ciddi iyot eksikliği ölü doğum, düşük, plasental anomaliler, pre-eklampsi, doğum sonrası kanama, anemi,bebekte hipotiroidi, artmış bebek ölüm hızı,erken doğum, düşük doğum ağırlığı riskini arttırır.Annede ciddi iyot eksikliği olması çocukta mental gerilik,boy kısalığı, sağırlık ve spastisite ile karaktarize kretenizme neden olabilir. Yapılan çalışmalarda iyotlu tuz kullanımının tek başına iyot eksikliğini kontrol edemediği ve gebelerin ilk trimesterden itibaren ilave iyot desteğine ihtiyacı olduğu ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde gebelikte kullanılan multivitaminlerin içinde iyot bulunmamaktadır. Avrupa ve ABD de gebelere önerilen multivitaminlerin içinde iyot bulunmaktadır. Sofra tuzları zorunlu olarak iyotlanan ülkemizde ideal şartlarda iyotlu tuz tüketen (6-10 gr) bir gebenin günde 94-152 microgram iyot aldığı hesaplanabilir. Dünyadaki tüm iyot eksikliği bölgelerindeki gibi ülkemizde de iyotlu tuza ilave olarak 100-200 mcg /gün iyot desteği alması gebenin kendisi fetüs ve yenidoğanın motor gelişimi için önemlidir.

Gebelikte tiroid hastalığı açısından riskli bireyler taranmalıdır. Taramada TSH ve Serbest T4 ölçümleri kullanılır. Gebelikte tiroid hastalığı için risk faktörleri aşağıda sıralanmıştır.

1. Ailesinde veya kendisinde tiroid hastalığı öyküsü(Hipertiroidi veya hipotiroidi,doğum sonrası tiroiditi)
2. Daha önce tiroid ameliyatı geçirmiş olmak
3. Guatr varlığı, tiroid hastalığı düşündüren bulguların varlığı
4. Tip 1 Diyabet ve/veya diğer otoimmün hastalıkların varlığı, tiroid otoantikorlarının varlığı
5. Anemi, kolesterol yüksekliği, hiponatremi ( Kanda sodyum düşüklüğü)
6. Baş boyun radyoterapisi almış kadınlar
7. İnfertilite tedavisi görmüş olan kadınlar
8. Daha önce düşük veya ölü doğum öyküsü olanlar


Gebe kadınların %2 sinde aşikar veya gizli hipotiroidi (subklinik)bulunur.
Kan tetkikinde TSH yüksekliği ve beraberinde ST3, ST4 düşüklüğü ile kolaylıkla tanı konulur. Hipotiroidi gebelik öncesi dönemde saptanırsa gebelikten önce tiroid hormonu yerine koyma tedavisine başlanır. TSH değerinin 2,5 Mu/L değerinin altında olması önerilir. Gebeliğin ilk haftalarında tiroid hormon ihtiyacı %30-50 artar.

Gebelik esnasında hipotiroidi tanısı konulan kadınlarda en kısa zamanda tiroid fonksiyonlarının tiroid hormonu ile düzeltilmesi gerekir.

Yeni doğan bir bebekte bu sorunların olup olmadığı nasıl anlaşılır ?

Yenidoğanda guatr yoksa hastalık geç farkedilebilir. Ancak gebelik boyunca muntazam kontrolleri yapılmışsa, durumdan şüphelenen hekim doğumdan hemen sonra tarama testlerine başvurarak gerekli önlemleri alabilir. Tarama testi, bebek doğduktan 2 ila 5 gün sonra topuktan alınan kanda T4 ve/veya TSH ile bakılarak yapılır.

Hipertiroidi ve Gebelik:

Hipertiroidiye gebelikte %0,2-1 sıklıkla rastlanmaktadır. Vakaların çoğu daha önceden hipertiroidisi olan Graves Hastalarıdır.
Hipertiroidi annede düşük, gebelik ile ilişkili hipertansiyon, erken doğum eylemi, anemi, enfeksiyon, kalp ritm bozuklukları ve daha ilerlemiş olgularda kalp yetmezliği ve tiroid krizine yol açabilir. Bebek açısından anne karnında gelişme geriliği, ölü doğum ve erken doğum olası istenmeyen sorunlardır.

Laboratuvar değerlerinde TSH düşük, ST4 ve ST3 yüksek saptanarak tanı konulur.

Gebeliğin ilk dönemlerinde saptanabilen TSH düşüklüğü,gebelik normal fizyolojisi ve aşırı gebelik kusmalarının eşlik ettiği hiperemezis gravidarum dan ayırt edilmelidir. Hipertiroidinin en sık sebebi olan Graves hastalığının tanısı TSH reseptör antikorunun pozitifliği ile desteklenir.

Graves hastalığı ya da toksik nodüler guatra (TNG) bağlı aşikar hipertiroidi tiroid yatıştırıcı ilaçlarla hızla düzeltilmelidir. Gebelikte kullanılan ilaçlar ve sebep olabilecekleri yan etkiler açısından özenle seçilip takibi yapılmalıdır. Kan testleri 4-6 haftada bir takip edilmelidir. İlaçlara karşı yan etki gelişmesi veya ilaçların etkisiz kaldığı durumlarda gebeliğin ikinci yarısından sonra cerrahi tedavi gerekebilir. Gebelerde hipertiroidi tedavisinde atom(radyoaktif iyot ) tedavisi mümkün değildir.
Graves hastalığı olan annelerden doğan tüm yenidoğanlar, tiroid bozuklukları açısından değerlendirilmeli ve gerektiğinde tedavi edilmelidirler

Gebelik Hiperemezisi ve Hipertiroidi:

Aşırı gebelik kusması olan kadınların yaklaşık %65’inde geçici hipertiroidi belirtileri ortaya çıkabilir ve bu nedenle her hastada tiroid fonksiyon testleri bakılmalıdır. Erken gebelik döneminde kilo kaybı, kusma, taşikardi ve laboratuarda hipertiroidi bulgularının erken gerçek tirotoksikoz durumundan ayırt edilmesi zor olabilir. Bu kadınlarda daha öncesine ait tiroid hastalığı veya guatr öyküsü yoktur. Tiroid antikorları negatifdir. TSH düzeyindeki baskılanma yanında ST4, ST3 düzeyleri yükselmiş olabilir. Kusmanın ciddiyeti, tiroid fonksiyon bozukluğu ile parelellik gösterir. Sebebi gebelik hormonunun tiroid bezini uyarmasıdır. Klinik en geç 10 hafta içinde kendiliğinden düzelir. İlaç kullanılması önerilmez.

Tiroid Nodülü ve Kanser:

Gebelikte saptanan 1 cm den büyük çaplı tiroid nodüllerine ince iğne aspirasyon biyopsisi(TİİAB) uygulanmalıdır. Nodüllerin takibi ultrasonografi ile de değerlendirilebilir. Birinci ya da erken ikinci devrede saptanan ve biyopsi sonucu kötü huylu gelen nodüllerde ikinci trimesterde cerrahi uygulanabilir. Gebeliğin daha geç evrelerinde tanı alan ve ilerlemiş hastalığı olmayanlarda cerrahi tedavi doğum sonrasına ertelenebilir.

Gebelikte olduğu gibi emzirme döneminde de radyoaktif iyot tedavisi kullanılmaz. Tiroid kanserine yönelik atom tedavisi almış kadınlar, bu tedaviden sonra 6-12 ay gebe kalmamalıdırlar.

Doğum Sonrası Tiroidit:

Anti TPO antikoru pozitif olduğu bilinen kadınlarda doğumdan sonra 3 ve 6 . aylarda TSH bakılmalıdır. Doğum sonrası tiroidit sonrası kalıcı hipotiroidi gelişme riski arttığı için yıllık TSH takibi uygun olur.

Yukarı Çık