WhatsApp
TR EN

GÜNEŞTEN YARARLANIN, AMA AŞIRIYA KAÇMAYIN

GÜNEŞTEN YARARLANIN, AMA AŞIRIYA KAÇMAYIN

GÜNEŞTEN YARARLANIN, AMA AŞIRIYA KAÇMAYIN

GÜNEŞTEN KONTROLLÜ VE UYARILARA UYGUN OLARAK YARARLANIN!!!

Yapılmış çalışmalarda güneş ışınlarına maruziyetin özellikle cilt kanseri olmak üzere çeşitli kanserlere neden olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle güneşten korunma yönünde önlemlerin alınmasına dair rehberler yayınlanmış ve özellikle öğlen saatlerinde güneşe direk maruz kalmaktan kaçınılması vurgulanmıştır.

Ancak güneş ışınları, zararlı etkilerinin yanı sıra D vitamini kaynağı olması dolayısıyla kanser başta olmak üzere birtakım olası olumlu sağlık etkileri açısından da bilimsel araştırmalara konu olmuştur. Vitamin D’nin prostat, meme, yumurtalık, barsak kanserlerine karşı korunma dahil pek çok olumlu sağlık etkilerini gösteren çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Klinik belirti vermeyen Vitamin D eksikliği kemik erimesine yol açabilir, aynı zamanda yetişkinlerde kırık riskini arttırır, bağışıklık sistemi zayıflar, kemik ağrısı ve kalp-damar sağlığında bozulma olasılığı artar. Bu nedenle D vitamini eksikliğine karşı önlemler almak ve D vitamini için önemli bir kaynak olan güneş ışınına gün içerisinde kontrollü ve uyarılara uygun şekilde maruz kalmak gerekmektedir.

İnsanlarda D vitamininin ana kaynağı güneşten gelen ultraviole B ışınlarıdır. Günlük D vitamini ihtiyacının %80-90’ı güneş ışınlarından elde edilmekte olup besin ve gıdalardan oldukça düşük bir miktar alınmaktadır.

Vitamin D kas gücü ve bağışıklık fonksiyonların güçlenmesine yardım eder. İnce bağırsaktan kalsiyum emilimini sağlar. Kemik oluşumu, büyüme ve onarımı için gerekli olan kalsiyum ve fosfatın kan düzeylerinin yeterli olmasını sağlar.

Vitamin D düzeyi kandaki 25- Hidroksivitamin D seviyesi ile belirlenir. 2005 yılında yayınlanan ABD Diyet Rehberine göre yeterli kalsiyum metabolizmasının gerçekleşmesi ve kemik sağlığının korunabilmesi için serum 25- Hidroksi Vitamin D düzeyinin en az 80 ng/ml olması gerekmektedir.

Güneş ışınları yoluyla yeterli Vitamin D’yi alabilmek için el ve yüz bölgesinin günde yaklaşık 15 dakika kadar güneşe maruziyeti gerekmektedir. Çıplak derinin güneş ışığı ile teması önemlidir. Yani camın arkasından yararlanma olmaz. Yine güneş koruyucu kremler de Vitamin D oluşumunu engeller. Güneş ışığına maruz kalınmadığı takdirde ise Vitamin D’nin gıdalar veya gıda takviyeleri yoluyla alınması gerekir. Bu durumda çocukların ve 50 yaş altındaki yetişkinlerin günde en az 200 IU, gebelerin, emziren annelerin ve 51-70 yaş arası yetişkinlerin günde en az 400 IU ve 70 yaş üzerindekilerin günde en az 600 IU D vitamini almaları gerekmektedir. Vitamin D takviyesi anne sütü ile beslenen bebeklere de önerilmekte, çünkü insan sütünde Vitamin D seviyesi düşüktür.

Ancak unutulmaması gereken önemli husus, güneşe maruziyetin aynı zamanda cilt kanserine yol açtığı gerçeğinin güneşe çıkarken göz ardı edilmemesi gerektiğidir. Güneşten yararlanırken dikkat edilmesi gerekenler: Yüzün maruziyeti mümkün olduğunca engellenmeli, eller, omuzlar ve sırt aracılığıyla gerekli ışının alınması sağlanmalı, kızarıklık ve olası yanıklar açısından dikkatli olunmalı, hassas cilde sahip olup kolay güneş yanığı olabilenler günlük 20 dakikadan fazla güneşe çıkmamalıdır. Zaten bu sürenin üzerinde güneşlenme D vitamini sentezini arttırmaz, ayrıca cilt kanserine zemin hazırlar. Hassas cildi olanlar D vitamini kaynağı olarak güneş ışınlarından çok D vitamini içeren preparatları kullanmalıdır.

Gebelikte güneşten yararlanma ve korunmaya gelince:

Gebelik sırasında cilt daha hassastır ve salgılanan hormonlar neticesinde çok daha kolay renk değiştirir. Gebelikte yüz, karın, genital bölge ve bacak gibi belirli bölgelerde esmerleşme ve kararmalar görülebilir. Güneş ışığı bu koyulaşmaları daha da arttırır.
Gebelikte güneş hassas olan cildi yakabilir ve kızarıklık ve kalıcı lekeler bırakabilir. Tüm bunlar güneş koruyucu krem kullanmadan uzun süre güneşe maruz kalındığında oluşur. Sıvı kaybının artması diğer bir zararlı etkidir. Bu yüzden vücutta yanıklar ve su kaybına neden olacak şekilde uzun süre güneşe maruz kalınmamalı. Mutlaka bol sıvı alınmalı, pamuklu ve ince giysiler giyinilmeli, özellikle saat 11-16 arasında güneşe çıkmamaya özen gösterilmeli, ilk 15 dakikadan sonra yüksek faktörlü güneşten koruyucu krem kullanılmalıdır.

Dr.Havva Yılmaz

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Yukarı Çık