WhatsApp
TR EN

ALERJİK RİNİTTE YAKLAŞIMLAR

ALERJİK RİNİTTE YAKLAŞIMLAR

ALERJİK RİNİTTE YAKLAŞIMLAR

ALERJİK RİNİTTE YAKLAŞIMLAR

Rinit, burun boşluğunu örten epitelin özel bir iltihap şeklidir. Bu inflamasyon; burun tıkanıklığı, akıntı, aksırık ve burunda kaşıntı gibi belirtilere yol açar. Rinit tanısı koyabilmek için bu belirtilerin bir gün içinde bir saatten fazla ve birbirini izleyen en az iki gün süre ile gözlenmesi gereklidir. Alerjik Rinit ise, burun mukozasında allerjen teması ile ortaya çıkan bir tepkimedir. IgE baskın sebep olmakla birlikte sorumlu tek mekanizma değildir. Hastalık geleneksel olarak burunda yoğunlaşmakla birlikte, sıklıkla üst solunum yolunun tamamını ve konjonktivayı, bazen de alt solunum yollarını etkiler.

Alerjik hastalık tanısı konmasında izlenen yöntemler:

– Ayrıntılı klinik öykü ile alerjenin saptanması,

- Alerjen spesifik IgE’ nin deri testleri ya da in vitro testlerle gösterilmesi,

– Alerjen teması ile belirtilerin ortaya çıkması arasındaki ilişkinin klinik olarak veya uyarı testleri ile gösterilmesidir.

Tanıda allerji testleri önem taşır. Ancak, tanı koymak için tek başına yeterli değildir. Pozitif test ( deri ya da in vitro ) klinik öykü ile mutlaka desteklenmeli ve uyumlu olmalıdır. Bazı durumlarda test sonucu negatif ise, uyarı testi ile doğrulamak gerekir. Allerjik rinit çocuklukta 2 yaşından önce nadir görülür. Özellikle okul çağında karşılaşılmaktadır. Özellikle ağır riniti olan hastalar astım açısından sorgulanmalıdır. Allerjik rinitin astımla birlikte olması astım kontrolünü bozabilir. Allerjik rinit ayrıca özgül olmayan bronş aşırı duyarlılığı ile ilişkilidir. Her iki hastalığın bir arada bulunması ortak tedavi yaklaşımlarını gündeme getirir. Son yıllarda mekanizmaların daha iyi aydınlatılması, Allerjik rinit tedavisinde daha gelişmiş stratejilerin kullanılmasına olanak sağlamıştır. Allerjik rinit tedavisinde hasta eğitimi, alerjenden korunma, farmakolojik tedavi ve spesifik immünoterapi önemlidir. Semptomların zamanı ve şiddeti, günlük yaşam üzerine yaptıkları kısıtlamalar uygulamanın biçimini belirler. Çocuklarda allerjik rinit tedavi prensipleri erişkinlerdekine benzerdir, fakat kortikosteroidlerin yan etkileri açısından daha dikkatli olunmalıdır. Alerjik rinit tedavisinde hasta-hekim işbirliği esastır. Durumun kronik bir süreç olduğu bilinmelidir. Alerjik hastalıklar savunma sistemlerimizin abartılı bir tepkisi olduğu için kontrol edici yaklaşımları benimsemek gerekir. Temel amaç, yaşamın kalitesini arttırmaktır. Günlük yaşantıya engel olmayan kazanımlar tedavinin başarısını gösterir. Alerjiden sakınma ve ortamdan alerjik sebebin uzaklaştırılması özellikle kedi veya köpek duyarlı çocuklarda rahatsızlığı kontrol altına almada oldukça etkin olmaktadır. Ev tozu akarına duyarlı çocuklarda bir dereceye kadar etkin olunabilmektedir. Bununla birlikte küf mantarları için özel önlemler alınması çoğu vakada etkili olmaktadır.

Burnun serum fizyolojik ile yıkanması basit ve ucuz bir yöntemdir ve bir dereceye kadar etkinliği vardır. Polen inhalasyonunu engellemek için yüz maskesi ve gözlük takmak, şiddetli rüzgar yoksa etkilidir.

Cerrahi tedavi: Nadiren gereksinim olur. Endikasyonları arasında alt konka hipertrofisi, septal deviasyon, kemik piramidinin anatomik varvasyonları, ikincil kronik sinüzit, dirençli polip, mantar hastalıkları sayılabilir.

Allerjik rinit tedavisinde hastanın semptomlarının ağırlığı ve sıklığına göre basamaklı bir tıbbi tedavi protokolü uygulanmalıdır

Allerjik rinitte farmakolojik tedavinin düzenlenmesinde etkinlik, güvenilirlik gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Tedavi seçenekleri oral veya topikal antihistaminler, oral ve topikal dekonjestanlar, topikal kromonlar, topikal antimuskarinikler, topikal veya nadiren sistemik kortikosteroidlerden oluşur. İlaçların uzun süre etkileri yoktur ve bırakıldıkları zaman semptomlar tekrar ortaya çıkabilir.

Oral antihistaminler: Allerjik hastalıkların tedavisinde kullanılan en eski ilaçlardır. Birinci jenerasyon antihistaminler kan-beyin bariyerini geçtikleri için önemli sedatif ve antikolinerjik etkiler oluştururlar, bu nedenle allerjik rinit tedavisinde tercih edilmemelidirler. İntranazal antihistaminler mevsimsel allerjik rinit tedavisinde oral antihistaminlerle eşit oranda etkindirler.

İntranazal kortikosteroidler: Allerjik rinitin tüm semptomlarını kontrol altına almada en güçlü ilaçlardır. Göz semptomları üzerinde de etkililerdir. Maksimum etkinliğe 2 haftada ulaşılır.

Lökotrien antagonistleri: Allerjik rinit tedavisinde etkili oldukları kanıtlanmıştır, tüm rinit semptomlarında azalma gözlenir , allerjik rinit tedavisinde antihistamin ve intranazal kortikosteroidler ile yeterince kontrol edilemeyen hastalarda bir sonraki basamak olarak akla gelmelidir. Özellikle astım ile birlikteliğinde tercih edilebilecek bir ilaçtır. Tek başlarına veya oral antihistaminlerle birlikte kulanılabilirler.

Kromonlar (Kromoglikat, nedokormil): Etki süreleri kısa olduğundan sık uygulama gerektirir ve zayıf etkilidirler.

Dekonjestanlar (Efedrin, fenilefrin, psödoefedrin): Sempatomimetik ilaçlardır, vazokonstriksiyon oluşturarak nazal konjesyonda etkilidir fakat kaşıntı, hapşırık ve rinorede etkisizdirler. İntranazal olarak 10 günden fazla kullanılması rinitis medikamentoza olarak adlandırılan nazal mukozada ödemin tekrar gelişmesine yol açabilir. Günümüzde kullanımı konusunda kısıtlayıcı uygulamalar mevcuttur.

Alerjen spesifik immünoterapi, alerjik hastalıkların doğal seyrini değiştirme potansiyeli olan tek tedavidir. Günlük hayatın kalitesi diğer önlemlerle sağlanamazsa düşünülmelidir.

Yukarı Çık