WhatsApp
TR EN

Adet Düzensizliği

Adet Düzensizliği

Adet Düzensizliği

Adet görmek, her ay yumurtlama sürecinin kontrolü altındaki hormonal olayların etkisiyle, rahim içinde gebeliğe hazırlanan dokunun kanamayla dışarı atılması demektir.

Adet görmeye başlanan ilk 1- 1.5 yıl, yumurtlama düzene girmediği için adetin de düzensiz olması doğal karşılanır.

Adet düzeni kişiye özel olmakla beraber 23- 32 günde bir olan 3- 10 günlük kanamayı normal sınırlarda kabul edebiliriz. 1- 3 günlük erken gelme ya da gecikme stres, yolculuk mevsimsel değişiklikler gibi basit nedenlere bağlı olabilir. Uzun süre düzenli adet görmüş bir hanımın adet düzeni, geçirilmiş düşük, doğum gibi olaylarla ya görünür bir sebep olmadan değişikliğe uğrayabilir.
Kanama düzeni, süresi, miktarındaki daha önemli değişiklikler bazı problemlerin habercisi olabilir. Adet düzenindeki değişikliğin fark edilmesi için takip ediliyor olması gerekir. Adet görmeye başlayan genç kızlarımıza öğreteceğimiz en güzel şeylerden biri, kendilerine adet başlangıç ve bitimini not aldıkları bir takvim tutmaları olmalıdır.

Adet gecikmesi en sık karşılaştığımız problemlerden biridir. Pek çok sebebi olabilir. Üretkenlik çağında olup cinsel yaşamı olan bir kadında adet gecikmesi olduğunda ilk akla gelen şey bir gebeliktir. Gebeliği önleyici yöntem olarak ne kullanılıyor olursa olsun bu maalesef değişmez. Çünkü hiçbir korunma yönteminin koruyuculuğu yüzde yüz değildir. Tüplerin bağlanmasının bile.
Gebeliğin olabildiğince erken fark edilmesi çok önemlidir. Çünkü pek çok kadın gebeliğinin farkında olmadan devam ettiği doğum kontrol hapı, gebeliğe kesinlikle zarar verebilecek başka ilaçları kullanma, röntgen ışını ile yapılan bazı tetkikler nedeniyle gebeliğini sonlandırmak zorunda kalır. Bunların hepsi gebeliği en erken şekilde fark ederek çözülebilecek problemlerdir. Burada şunu da vurgulamakta fayda vardır. Halk arasında ‘’üstüne görme’’ denen bir durum vardır. Gebelik olmasına rağmen hafif bir kanama yaşayan hanımlar bunu adet zannederek gebeliğin farkına varamazlar. Halbu ki gebelik varken yaşanan bu kanama genellikle normal adete göre kısa sürer ve miktar olarak daha azdır. Yani sadece adetin gecikmesi değil, normalden kısa ve/veya az olması da gebeliği akla getirmelidir.

Emzirme de adet gecikmesi, kısalması veya azalmasına neden olabilir. Emzirmeyi sağlayan prolaktin hormonu yumurtlamayı baskıladığı için adet düzeni bozulur. Ama yumurtlama üzerindeki bu baskının ne zaman kalkacağını bilemeyeceğimiz için emzirme döneminde hiç adet görülmese bile güvenli bir gebeliği önleyici yönteme ihtiyaç vardır.

Adet gecikmesi sebeplerinden biri de yumurtalık kistleridir. Bunlar genellikle çatlamayan bir yumurtanın bulunduğu sıvı dolu keseciğin biraz daha büyümesiyle oluşurlar ve sıklıkla bir sonraki adet kanamasıyla gerilerler. Ama yumurtalıkta büyüyen bütün kistler bu kadar masum olmaz, takibi bazen da cerrahi tedavi gerekir.

Hipotiroidi (guatr bezinin yavaş çalışması) , polikistik over ( yumurtlamanın düzenli olamadığı doğuştan olan bir problem), hiperprolaktinemi (süt hormonunun farklı sebeplerle yükselmesi) gibi çok sayıda hormonal problem de adet gecikmesine neden olabilir. Sürekli ya da kısa süreli kullanılan bazı ilaçlar da adetin gecikme kısalma ve azalmasına neden olabilir . Gebeliği önleyici yöntemlerden doğum kontrol hapları genellikle adet kanamasını çok düzenli hale getirirken süresini kısaltıp, kanama miktarını azaltır.

Menopoza geçiş süreci de genellikle adet gecikmeleri ile seyreder. Artık menopozdan söz edildiğine göre gebelik ihtimali kalmadı diyerek korunmayı bırakmak hiç doğru olmaz. Bu kararı vermeden önce kesinlikle hekiminizden bilgi istemelisiniz.

Adet düzeni sadece gecikme, kısalma, azalma şeklinde bozulmaz. Bazen da aksine erken görme, uzama ve kanamanın artması şeklinde olur.
Adetin başladığı ilk 1- 1. 5 yılda gecikmeler olabileceği gibi, çok sık, uzun süren ve yoğun kanamalar da olabilir. Gecikmeler için genellikle tedavi gerekmez iken, sık, uzun ve yoğun kanamalar anemiye ( kansızlık) sebep olacak düzeyde olurlarsa medikal tedavi gerekebilir. Nasıl ki adetin gecikmesi gebeliği akla getiriyorsa, gecikmenin ardından yaşanan uzun süreli ve yoğun bir kanama da düşüğü akla getirir.

Doğum yapmış bir kadın, doğumdan sonra 2 -6 hafta lohusalık kanaması diye adlandırdığımız bir kanama yaşar. Sezeryanla doğumlarda plasenta (eş) elle temizlendiği için bu kanama genellikle daha kısa sürer ve daha az miktardadır. Normal doğumun ardından yaşanan kanama genellikle sezeryanın ardından yaşanan kanamadan daha yoğundur ama adetin en yoğun halinden fazla olan kanama rahim içinde plasenta (eş) parçası kalmış olabileceğini düşündürür.

Bazı yumurtalık kistleri bu şekilde belirti verir, teşhisi ultrasonografi ile yapılır, tedavi kistin özelliğine göre değişir.

Myom ( rahim duvarının iyi huylu uru) çok sık görülen nedenlerden biridir. Adeti uzatıcı, artırıcı etkisi rahim duvarındaki yerleşim yerine göre değişir. Rahim duvarından kaynaklamış bir myom dışa doğru büyürse çok büyük boyutlara ulaştığı halde adeti etkilemez, çok daha küçük bir myom rahim içine doğru büyüyerek adet kanamasının sık, uzun ve yoğun yaşanmasına neden olabilir. Bu sık, uzun ve artmış kanamalarla başa çıkabilmek için medikal tedavi, hormonlu rahim içi araç (progesteron yüklü spiral) kullanılabilir. Bunlarla da problem çözülemezse cerrahi tedavi gerekir.
Rahim içinde büyümüş bir polip adet süresini uzatıp kanama miktarını artırabilir, ara kanamalara neden olabilir. Tanı ultrasonografi ( rahim içine sıvı verilerek yapılırsa daha etkin) ile konur. Tedavi basit bir küretaj ya da histeroskopi ( rahim içinin gözlenerek temizlenmesi) ile yapılır .

Gebeliği önleyici yöntemlerden spiral ( rahim içi araç) ta genellikle adet kanamasını uzatır ve arttırır. Maalesef uygulamadan önce bu yönde ne düzeyde bir etkisinin olacağını tahmin etmek mümkün değildir. Uygular ve görürüz. Uygulandıktan sonra 2-3 adet dönemi geçtiği halde problem devam ediyorsa spirali çekmeyi düşünürüz. Yukarıda söz ettiğimiz hormonlu rıa iyi bir alternatif olabilir. Hormonlu spiral adet süresini çok değiştirmez ama kanama miktarını belirgin şekilde azaltır.

Düşük doz aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçlar kanın pıhtılaşma mekanizmasını etkileyerek adetin uzun ve yoğun yaşanmasına neden olabilir.

Menopoza geçiş sürecinde bazı kadınlar sık, uzun ve yoğun kanar. Yumurta büyürken salgılanan östrojen (kadınlık hormonu) etkisi, yumurtlama sonrası salgılanan progesteron hormonu ile dengelenmezse (yumurtlama olmadığında böyle olur) rahim içinde endometriyum dediğimiz dokunun kalınlığı artar. Bu dokunun temizlenmesi için daha uzun ve yoğun kanamalar yaşanır ( endometriyal hiperplazi). Tanı için yapılan küretaj ( rahim içinin temizlenmesi) aynı zamanda tedavi olur. Alınan dokular mutlaka patolojiye gönderilir ve tedavi bu sonuca göre yönlendirilir.

Buraya kadar genellikle ilaçla ya da küçük müdaheleler ile tedavinin yeterli olacağı durumlardan söz ettik. Maalesef bazen adet düzensizliğinin nedeni rahim kanseri, yumurtalık kanseri, rahim ağzı kanseri gibi kötü huylu bir hastalıktır ve tedavi süreci daha zorlu olabilir.
Üretkenlik çağındaki kadınların hiç değilse yılda bir kez rutin jinekolojik muayenelerini olup smear testlerini aldırmaları, erken tanıyı mümkün kılarak tedaviyi kolaylaştırır.

Menopoza girdikten sonra (son adetin üzerinden bir yıl geçtikten sonra) yaşanan az miktardaki bir kanama bile çok önemlidir, rahim kanserinin en önemli bulgularından biridir, ihmal edilmemeli, mutlaka hekim tarafında dikkatlice değerlendirilmelidir.

Online Randevu Al

Online randevu alarak işlemlerinizin daha hızlı olmasını sağlayabilirsiniz. Önceden randevu alarak sıra beklemezsiniz.

Yukarı Çık